melluun etiket teiz vurun kellesini
agresif insandan sanatçı olmaz lafına katılmıyorum ve van gogh örneği ile haklılığımı kanıtlama çabası içindeyim. zira ben de agresifim.
olmak çok değil fakat günümz yaşam koşullarnda zor fakat olan olyor ark.lar sanatın herhangi bir yada bi kaç dalıyla uğrasan kişiye sanatçı denmez sanatçı sanatını hayatına geçirendir sanatçılar hassas insanlardır agresif insandan sanatçı olmaz tabi herşede olduğu gbi bundada istisnalar olabilr. ve biraz basit olabilr fkt gerçek sanat olunmaz sanatçı doğulur arkadaşlar ...
sen görmüyomusun!
antik dönemde tanrı ile eş koşulan kimse...
doğanın yapamadığını, insanın yaptığını gösteren kimse..
olmak çok zor
efendim geçenlerde asena programına yeliz yeşilmen'i davet etmiş. kamera karşısına çağırırken de ne bilmiyorum ama güzel sözler sarfetmiş. akabinde yeliz hanım'ın babası canlı canlı bağlanmış stüdyoya. asena'ya bir övgü bir övgü.. neden? sanatçıya nasıl hitap edileceğini biliyormuş da ondan. güleyim mi ben şemdi?
Efendim öncelikle, takma adımın anlamını belirteyim... Elbette esprisine edindim. Bu "tanım" Devlet Tiyatrosunda oynayan Konservatuar ya da üniversitelerin tiyatro bölümünden mezun kişilere verilen "resmi statü, iş" tanımıdır efendime söyleyeyim.
mankenlerde şarkıcılarımızda ben sanatçıyım diye bas bas bağırmıyo.onlara sanatçı diye gaste diyo.
Kendilerine sorulduğunda ooo yooo sanatçı olmak için...yok değilim asla gibi şeyler söylüyolar.ama gasteye yazılınca okey tabi:)
Bence sanatçı olmak için yıllarını vermek gerekmiyor.mesela benim sanatçı olarak gördüğüm birisi televizyonda yok ben sanatçı değilim bu işin eğitiminide almadım zaten derse üzülürüm,ihanete uğramış gibi olurum. sen doğuştan sanatçısın be gözüm.
Şu ülkede şarkıcılara sanatçı diniliyorsa,bilinki bu ülke bitmiştir.
ingilizcedeki artistin karşılığı olmak yerine bilimum çeşit insan için kullanılan terim.. ibrahim tatlıses de sanatçı, john cage de sanatçı ise ben ne anladım bu işten.. gerçi türkçede john cage diye bi kelime olmadığından bu doğal karşılanmalı olsa gerek.. ressam sadece ressamdır, çağdaş sanatçılar zibididir ama mankenler sanatçıdır bu toprakların örf ve adetlerine göre..
maalesef tr de trafik kurallarıyla aynı seviyede bilinen şey:(
hestianın tanımı güzel
popüler kültürün yükselişiyle sanat için toplum'dan sanat için sanata geçen anlayış, toplum için sanata döndü.
bunun da maddi kaynaklarla yönetilmesi kolay olduğundan herkesin burada değindiği abukluklar bu tanım karmaşası içinde anılmaya başlandı.
ben de şöyle bir yorum getirmek istiyorum, sanatı değerlendirebilmek için bir birikim gerekir.
sanat hoşuna giden ve içine dokunan eserlerdir dersek 5 yaşında çocuk için kumdan kale ya da oyun hamurundan tabak da bir sanat eseridir.
sanat bir renkler bütününe sahip bir vücuttur. eğitilmedikçe sanata bakan tüm gözler renk körüdür. sadece vücudu görür ama bütünü anlamak için o eğitim şarttır.
Sanatçı lugat anlamıyla güzel olanı yaratma eğiliminde bulunan kişidir.
Sanatçı estetik kaygılar taşıyarak, duygu ve düşünlerini evrensel anlamda yaratcılık, duyarlılık, zeka ve sezgileriyle kendine özgü bir biçimde ortaya koyan, toplumu duygusal ve düşünsel etkileme gücüne sahip olan, üreten insandır.
"sanatçı" bir sıfattır, meslek ismi değil. misal her resim yapan ressam olmadığı gibi her ressam da sanatçı değildir. şarkıcılar şarkıcı, oyuncular oyuncudur aynı şekilde. nedense şarkıcıya şarkıcı demek ayıpmış gibi sanatçı denir. halbuki her şarkıcı sanatçı, mesleğinin ismiyle anılmakta ayıp değildir. kavramların içinin boşaldığı bir memlekette böyle şeyler de saçma olmuyor herhalde.
sanatçı kişiler mankenlerden fırsat bulsalar sanatlarını icra edecekler ama ne faide ki ancak mankenler sanat icra edebiliyorlar. sanatçı deyince de akla doğal olarak uzun bacaklı sıfır beden hatun insanlar geliyor.